Herkezburaya.Com

"KENDİNİ TANIMAK BAŞARININ İLK ADIMI"

Kadıköy Şifa Hastanesi, 31 yıldır insan odaklı yaklaşımıyla geniş kitlelere kaliteli ve özenli sağlık hizmeti veriyor. Buket Pilavcı, sektördeki tecrübelerini yenilikçi yaklaşımlarıyla birleştirerek hizmet ve teknolojilerini geliştirdiklerini vurguluyor.

Yeniden yapılanmamızı tamamladık

2000 yılından itibaren başladığımız Sürekli Kalite Gelişimi Programı çerçevesinde, mevcut durum değerlendirme sürecine girdik. Bu program çerçevesinde uzmanlık alanlarımızın örtüştüğü University of Pittsburgh Medical Center (UPMC) çatısı altındaki Magee Womens Hospital ve bir danışmanlık şirketiyle ortak yapılan yeniden yapılanma süreci içinde organizasyonel yapıda da yeniden yapılanma gerçekleştirdik. Kurumumuzun politika ve stratejileri doğrultusunda, katılımcı yönetim anlayışımıza paralel olarak, tüm çalışanlarımızın katıldığı anket ve SWOT analiziyle desteklenen veriler doğrultusunda misyon ve vizyonumuzu belirledik. Aynı dönemde Kadıköy Şifa, büyüme süreci içerisine girdi; 2003 yılında Suadiye’de Kadıköy Şifa Polikliniği, 2005’te Ataşehir’de Kadıköy Şifa Tıp Merkezi’nin açılmasıyla 3 merkezde hizmet veren bir sağlık grubu haline geldik. 2005 yılında EFQM Mükemmellik Modeli’ni Kadıköy Şifa için kurumsal yönetim modeli olarak seçtik. 2005 ve 2006 yıllarında yapılan öz değerlendirme çalıştayları sonucunda, Kadıköy Şifa’nın mevcut durumunu objektif olarak ortaya çıkardık. Kuvvetli alanlarımızı güçlendirmeye eksiklerimizi iyileştirmeye çalıştık, düzenli çalışmalar yaptık.

Ne istediğini bilmek önemli

İşimin en sevdiğim yanı insanı sürekli canlı tutan dinamik yapısı. Kuşkusuz çok yönlü bir uğraş olması da beni besleyen bir başka özelliği. İş hayatında başarılı olmanın ilk adımı insanın kendini tanıması ve ne istediğini bilmesinden geçiyor. Ben insanın işini sevdiğinde gerçek performansını ortaya koyabildiğine inanıyorum. Böyle bir temelin üzerine eğitimi ve doğru iş ortamını kurguladığınızda başarılı olmamanız için hiçbir neden yok. En başarılı insanlar, kendilerini en iyi ifade edecekleri meslekleri seçen ve bu yönde hareket edenler.

Yöneticilik, çok yönlü var olma biçimi

İyi bir yönetici; konusunda uzman, sistemci ve entegrasyon yeteneği olan girişimci olmalı. Kendimde her zaman bu yönleri geliştiriyorum. Sürekli olarak kendini geliştirmek ve öğrenmeyi hiç bitirmemek gerekiyor. Bir de koçluk yönteminin özellikle yöneticinin gerçek lider özelliklerini geliştirdiğini düşünüyorum. Ben yöneticiliği çok yönlü bir var olma biçimi olarak görüyorum. Bilgiyi paylaşmak ve ekibi geliştirmek, motivasyon için önemli olduğu kadar verimli çalışan yönetici olmak için de önemli.

Değişime öncülük edilmeli

Liderlik bana göre kişisel ustalık ve paylaşılan vizyon gerektiriyor. Zihinsel model farklılığı olmalı, liderlik konulara ve sorunlara farklı yaklaşabilmeli. Yaptığımız EFQM çalışmaları kapsamında liderliği kurum içinde yaymak amacıyla Kadıköy Şifa liderlerinin tanımını da yaptık. Liderlik için yaptığımız tanım; kurumun misyon ve vizyonu doğrultusunda hedef belirleyen ve bunun paylaşan, zor hedefler için öne çıkan, kişileri yönlendiren, etkinleştiren ve motive eden, bireysel ve ekip başarısını ortaya koyan kişiler. Bence lider, kurumun yönetim sisteminin oluşturulması, bu sistemin yaşama geçirilmesi ve sürekli olarak iyileştirilmesi çalışmalarında kişisel olarak rol almalı. Ayrıca kurumsal değişim ihtiyacını belirlemeli ve değişime öncülük edebilmeli.

Yetkinlik 4 yıldız seviyesine ulaşan ilk özel hastaneyiz

Devam eden kalite çalışmalarımızın bir sonucu olarak ilk kez 2007 yılı Haziran ayında Avrupa Mükemmelliğe Yolculuk Programının ikinci basamağını oluşturan Mükemmellikte Yetkinlik aşamasına başvurumuzu yaptık. Kurumsal mükemmellik yolunda iyi yönetilen kuruluşları ifade eden ve Ulusal Kalite Ödülü Finalisti olmaya bir adım kaldığını belirleyen bu aşamada Türkiye Kalite Derneği tarafından gerçekleştirilen değerlendirilme sürecimiz başarıyla tamamlandı. Kadıköy Şifa olarak çıkılan bu anlamlı yolculukta belgelenen başarımız ile Türkiye’de EFQM – Mükemmellikte Yetkinlik 4 yıldız seviyesine ulaşan ilk özel hastane olduk.

Online bir lider değilim

İş - özel yaşamım arasında olabildiğince denge kurabildiğime inanıyorum. Öncelikle işimi özel yaşamıma çok fazla taşımıyorum. İşim her ne kadar kimliğimin bir parçası olsa da, sürekli bilgisayar veya cep telefonuyla online bir lider değilim. Bunun her iki yaşam alanımda da sağlıklı ve daha verimli olmamı sağladığını düşünüyorum.

Kaliteli zaman kavramına inanıyorum

Yoğun bir iş temposuna sahip bir kişi olarak, mümkün olduğu kadar ailemle kaliteli zaman geçirmeye gayret ediyorum. Burada ne yaptığımla değil, nasıl vakit geçirdiğimle daha çok ilgiliyim. Birlikte seyahat etmek, dünyanın değişik yerlerini keşfetmek, özellikle kızlarımla kültürel faaliyetleri birlikte yapmaktan keyif alıyorum. Onların istediği, beklediği etkinliklere zaman ayırıp destekleyici olmak adına yanlarında olmaya çalışıyorum.
İş yaşamımın yoğunluğunu bahane etmiyorum
Hem kişisel gelişim anlamında, hem de ilgi duyduğum diğer alanlarda seminer ve benzeri öğrenme mekanizmalarından faydalanmaktan keyif alıyorum. Bu yönüm yaşam koçluğu alanıyla da ilgilenmeme yol açtı ve ontolojik yaşam koçluğu eğitimi aldım. Ayrıca sayısız faydaları olan sporun yaşam kalitemi artırdığına inandığım için düzenli olarak spor yapıyorum. Bahçeyle uğraşmak da bir diğer hobim. İş yaşamının yoğunluğunu bahane ederek hobilerimi ihmal etmediğim için yaşamımı belirli bir dengede sürdürüyorum.

Takım çalışması çok önemli

Kadıköy Şifa Sağlık Grubu’nda çalışmak için başvuruda bulunan adaylarla yüz yüze, yetkinlik bazlı mülakatlar yapıyoruz. Adaylarda aradığımız yetkinlikler arasında takım çalışmasına yatkınlık yer alıyor. Kurumumuzda takım halinde çalışmak son derece önemli. Hizmet sürecinde hastalarımız birçok birimden hizmet alıyor ve aynı kaliteyi yakalama noktasında ekip çalışması en önemli yetkinliklerden biri haline geliyor. Aradığımız en önemli yetkinliklerden bir diğeri de çalışanlarımızın iletişim becerileri. İşimiz gereği insanla iş yapıyoruz, iletişimde yapılan en ufak hata tüm hizmetleri sıfırlayabiliyor. Bu nedenle bizim için iletişim son derece önemli. İletişimi kuvvetli adaylarla çalışıp kendilerini daha da fazla geliştirmelerine olanak veriyoruz.

Çalışanlarımızın eğitimini destekliyoruz

Çalışanlarımızın, İnsan Kaynakları tarafından verilen genel oryantasyon eğitimiyle kurum kültürümüzü, organizasyon yapımızı öğrenerek dahil olacağı ekibin başarısına katkıda bulunmalarını, Kadıköy Şifalı profiline hızlıca adapte olmalarını sağlamayı amaçlıyoruz. Her birimin kendi pozisyonları için hazırlamış olduğu işbaşı eğitimindeyse, çalışanımız mesleğinin uygulama aşamasında temel bilgileri ediniyor. Yıllık eğitim planımız doğrultusunda kişisel gelişim eğitimleri ve genel bilgilendirme eğitimleri düzenliyoruz. Çalışanların mesleki yetkinliklerinin arttırılmasının amaçlandığı mesleki eğitimlerse birimlerin kendi içinde planladıkları ve düzenledikleri eğitimler. Eğitimlerin planlanması ve eğitim verilmesi konusunda hastane içi çalışan gönüllülerden oluşan Eğitim Takımımız destek veriyor. Bu takımda her statüden çalışanlar görev alıyor. Eğitim Takımı dışında dış eğitim firmalarından da eğitimler için destek alıyoruz. Ayrıca çalışanlarımız bir eğitime, seminere ve/veya kongreye katılmak istediğinde de destekliyoruz.

Tecrübemiz en önemli avantajımız

Sağlık sektöründe yıllarca faaliyet göstermek ciddi bir avantaj kuşkusuz. Topluma değer katabilecek, saygın bir iş. İnsanların canlarını emanet ettikleri bir konu olması son derece olumlu ancak yine aynı nedenlerle bir o kadar da zor. Hataya yer olmayan, mükemmeli talep eden bir hizmet biçimi. Son derece karmaşık iş akışlarının bir arada olduğu sistemin hiç durmadan ve aksamadan yürümesi gerekiyor. Tecrübesizlik ve dikkatsizlik asla kabul edilemez. Yetişmiş sağlık personeli son derece kısıtlı ve onların da kurum kültürüne uyum süreci var. Bir diğer önemli konu ise teknoloji, tıp uygulamalarındaki yenilikler ve insan kaynağının aynı hızla değişim göstermesinin gerekliliği. Tüm bunlar sağlık sektörünün içinde yer almanın yüklediği zorluklardan bazıları.

Yazan : Pınar Berkmen
Kaynak : kariyer.net

Yazıyı ekleyen : Simla Akalın

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan! Paratikla.com - Internette Gezinirken Para Kazanın Gmobil Temizlik Seti

İşte Deschamps'ın istekleri

Juventus'taki görevinden ayrıldıktan sonra, adı Galatasaray’la anılan Fransız teknik direktör Didier Deschamps, Sarı-Kırmızılı camiaya ve yönetime gönderdiği mesajlarda inanılmaz isteklerde bulundu. Futbolculuğu döneminde büyük başarılar elde eden, antrenörlük kariyerinde de emin adımlarla yürüyen Deschamps, “Galatasaray’ın büyük bir kulüp olduğunu biliyorum. Hedeflerini de net bir dille anlattılar. Ancak bu hedeflere ulaşmak için, bazı şeylerin yapılması lazım” dedi.
 

‘Yakından inceledim’

Galatasaray'da görev yapmaması için hiçbir neden olmadığını kaydeden Didier Deschamps, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tekliften sonra takımı yakından inceledim. Sözleşme imzalamam isteniyorsa, tüm yabancı futbolcuların gönderilmesi lazım. Bunun yanı sıra kafamdaki oyuncuların alınabilmesi için 40 milyon Euro tutarında bir transfer bütçesi gerekli. Bu şartların oluşması halinde, teklifi kabul edebilirim. Aksi takdirde bahsedilen hedeflere ulaşmak çok da gerçekçi görünmüyor.”

Kaynak: Fanatik

16.05.2008

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan! Paratikla.com - Internette Gezinirken Para Kazanın Gmobil Temizlik Seti

"Mourinho bile başaramazdı"

Galatasaray’ı iki Adnan çıldırttı: Polat ve Sezgin. Kartvizitinde Futbol A.Ş. Genel Müdürü yazıyor ama Adnan Sezgin, Galatasaray 17. şampiyonluğu kazanırken Genel Müdür’den çok Cim Bom’un teknik patronu gibiydi.

Başkan Adnan Polat’ın “Tebrikler hocam” sözleriyle kutladığı Sezgin, 6 Nisan’dan itibaren yaşadıklarını anlattı: 6 Nisan tarihi çok önemli. Yani hocayı gönderdikten sonra zamanımız çok kısıtlıydı. Krizi çok iyi yönettik. Risk almadan başarı olmazdı. Bu kararları alırken en büyük dayanağımız futbolcuların kalitesi ve onlara olan inancımızdı. Kalli gönderildikten sonra yönetim fikrimi sordu.

 

YA BAŞARAMASAYDIK

BugünMourinho’yu getirsek futbolcuların ismini öğrenmesi iki-üç haftayı bulur. Bizim önümüzde 6 hafta var. Bu ekiple gidelim’ dedim. Ben risk aldım, başarının geleceğini biliyordum. Gelmese başarısızlığı ben üstlenecektim. Şampiyon olduk, bunun tersi de olabilirdi. Ben başarısızlığa da soyundum. Biz Kalli’ye inandık. Kalli çok ciddi tecrübeleri ve deneyimleri olan bir hoca. Bu yapmış olduğumuz yeniden yapılanma sürecinde takımı kuran Kalli’nin ve Ahmet Akcan’ın şampiyonluktaki katkıları inkar edilemez. Bu maratonda en büyük maçımız 11 kişinin sakat ve cezalı olup PAF takımdan iki kişi takviye ettiğimiz Ankaragücü maçımızdı.

 

BENİ EN ÇOK DİL YARASI ÜZDÜ

Bu 34 haftada beni tabii ki bazı sakatlıklar çok üzdü. Ama beni en çok üzen, dil yarası oldu. Hem içerden hem dışardan o kadar çok haksız eleştirilere uğradık ki. Zaman zaman acımasızca eleştirilere maruz kaldık. Moralimin en bozuk olduğu dönemlerde Haldun Üstünel ve başkanın gösterdiği manevi destek çok önemliydi. Tabii ki hatalarımız var. Transferde yapmış olduğumuz hatalarımız var. Avrupa’da elde edilen sonuçlar. Ama genel olarak baktığımızda yeniden yapılanma esnasında takımın 4-5 yıllık omurgasını kurduk.

16.05.2008  


Kaynak : Akşam

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan! Paratikla.com - Internette Gezinirken Para Kazanın Gmobil Temizlik Seti

Şampiyonu yenen Kasımpaşa kümede kalsın!

Olanlar oldu… Galatasaray şampiyon oldu. Geyikler tavan yaptı…
Her kafadan bir ses çıktı… Herkes nalıncı keseri gibi kendine yonttu!...
Fenerbahçeli hala şampiyonluğu Galatasaray’a kendisinin ikram ettiğini söylüyor;
Kezman penaltıyı kaçırmasaymış,
Volkan hata yapmasaymış,
Galatasaray’dan son dakikada gol yenmeseymiş,
Fenerbahçe şampiyonmuş…
Ölme eşeğim ölme yonca bitecek!

Aslında seviyorum böyle geyikleri.
Dedim, dedi güzel şeydir;
Fatih Tekke’nin elinde yükselen UEFA Kupası’nı görünce ben de diyorum ki;
Fatih Tekke Fener’de olsa UEFA Kupası’nı Fenerbahçe alırdı…
Gel de yanma!

Seydi, saydı ile olmaz!

Galatasaray gibi olur;
Yüreğin yetecek genç takım kuracak ve taviz vermeden şampiyonluğa koşacaksın.
Koşmayan aslara değil koşan gençlere rağbet edeceksin!
Ruh yaratacaksın; yani idmanda, soyunma odasında bedenden taşanlar mazinin başarılarıyla bütünleşecek… Ama mazinde de bir şeyler olacak…
Soyunma odalarında bir zamanlar; UEFA Kupası, Süper Kupa kaldıran ellerin olduğunu, ağları yırtan gollerin sahibi ayakların olduğunu, bazılarının hasret çektiği Türkiye Kupası’nı en çok kaldıranların sarı-kırmızı olduğunu, 70’lerde 3 sene, 90’larda 4 sene üst üste şampiyonlukların olduğunu hatırlayacaksın…Böyle bir ortamda ruh kendiliğinden bedene girer büyük bir sinerji doğar! Mühim olan o ortama sahip olmak ve onu hissetmektir.

N’aptı Ali Şen; eski defterleri açtı!

Baktı Galatasaray şampiyon, günün müziği de ‘Çıldırın… Çıldırın..’ Ali Bey, Fener’i avutmak Galatasaray’ın başarısını hasıraltı etmek için eski şampiyon hoca Rauch’u çağırıp yanına sarının yanındaki rengi belirsiz Selçuk Yula’yı, sonradan Fenerli olan Galatasaraylı defans oyuncusu Güngör’ü de alarak, derhal eskiye döndü… Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü?
Yahu 30 sene geçmiş üzerinden…Galatasaray forması giymiş Selçuk Yula ve Güngör’le ne havası basıyorsun be Koca Başkan Ali Şen!... Fener’de başka başarı yok mu ki Rauch devrine gidiliyor…
Çağır Chelsea’yi gelsin; ‘bak bizim yenildiğimiz Chelsea final oynuyor’de!...
Ali Şen de onları tanımaz!...
Bunlar da; Galatasaray her mevsim UEFA Kupası dedikçe ‘nostalji yapmayın’diyen Fenerlilere duyurulur!

Ali Şen dayanamadı Zico’ya da çattı!
Aziz Bey’e de; At Zico’yu, al Mustafa Denizli’yi yoksa yönetime el koyarım mı demek istedi acaba?
Yetmedi;
Ali Şen, Roberto Carlos için de Real Madrid'deki gibi oynamadı buyurdu...
Hepsi doğru.
Bence bir tek şeyi eksik söyledi Ali Şen;
Gönderin Aziz Başkanı ben geliyorum,
Ali Şen Başkan Fenerbahçe şampiyon! demedi…

Faruk Süren de cuk oturttu!

Kalli gitti takım şampiyon oldu diyenlere Süren’in cevabı çok manidardı;
‘Kalli değil, Başkan Canaydın gitti Galatasaray şampiyon oldu!’
……………………………………
Doğru söze ne denir!
Adnan Polat’la sevgi geldi…
Galatasaray kaynaştı.
Baksanıza bütün başkanlar Fener maçındaydı…
Adnan Polat, Canaydın zamanı 6 sene süren kırgınlıkları ortadan kaldırırsa Galatasaray daha çoook şampiyon olur.
Süren aslan muhabbeti için de;
‘Ali Sami Yen'e bir de sarı-lacivert çember konmalıydı ki aslan içinden geçsin’ dedi.
‘Çemberi de sirklerdeki gibi alev alev yakmalıydılar’ dese tam not alacaktı felsefeden; çünkü Fener kaçan şampiyonluk sonrası zaten için için yanıyordu!

Eee ne demişler
"Barikayı hakikat, müsademeyi efkardan doğar’
Tez-antitez daima gerçekleri ortaya çıkartır. Fikir çatışmasıyla doğrular bulunur.
Bizim de mizah yoluyla yaptığımız odur.
Galatasaraylı hiç kaçırma koz senin elindeyken takıl Fenerbahçeliye… Tam zamanı ama nezaketini de elden bırakma!

Hıncal’ı da ben yalnız bırakamam!

Tez-anti tez denince aklıma Hıncal Uluç geldi… Bu işin piri üstadı Hıncal Uluç’tur. Herkesin ak dediğine kara demezse çatlar! Öyle prim yapar Hıncal, insanların ruh sağlığını bozaraktan…
Yine kalkmış Galatasaray’ın şampiyonluğu üzerine Galatasaray’ı kötülüyor.
Be Hıncal bırak insanlar sevinsin, daha şampiyonluğun ateşi sönmeden taraftarın zevkine limon sıkmasana!...
Galatasaraylılar Hıncal’a kızarken, Fenerbahçeliler de Hıncal’ı kutluyormuş!
Hıncal’ın dedikleri yapılsaymış Fener şampiyonmuş.
Burada durun. Hooop!
Galatasaray Hıncal’ın dediklerini yapmadığı için Şampiyon!

Ancak;
Fenerbahçe Spor Kulübü’nün kendi sitesinden yayınladığı Hıncal deklarasyonuna da sonuna kadar karşıyım. Böyle ataklara karşı da bir medya mensubu olarak Hıncal’ı yalnız bırakamam!
İnsanları hatalarıyla yargılayabilirsiniz ama ‘Şerefsiz’likle itham etmek Fenerbahçe gibi büyük bir camiaya yakışmaz!
Hıncal hiç maçlara gitmiyor ki…
Şeref Tribünü’ne hiç gitmiyor ki kimliği hakkında ‘şeref’ tartışması yapılsın!

Kazım Kanat küpeli kulakların çınlasın!

Yerli yabancı futbolcu tartışmasında yerliden yana olan sevgili dostum Kazım Kanat’a selamlarımı sarkıtıyorum, Filli Boya reklamında eşi Sevinç hanımefendi ile çevirdiği filme aldanmayın kanat birinci sınıf kılıbıktır! Evdeki odalar hep Sevinç hanımın tercihi renklerdir.
Neyse bu özel…
Kanat; Fenerbahçe’de 9 yabancı var o Türk takımı olmaktan çıktı kabilinden bir laf ediyor ve;
‘Eğer yabancı seyretmek istiyorsam neden Fener’i seyredeyim ben de gider Chelsea’yi seyrederim’ diyor…
Şapka!...
Kazım’ı işte bunun için severim.
Taşı gediğine koyar!

UEFA, Kasımpaşa’yı da düşün!

Sivasspor ligde 4. oldu… Çok üzüldüm. Gerçekten çok üzüldüm… ‘Üç büyükler’ hala yıkılamadığı için çok üzüldüm.
Beşiktaşlılar kızmasın ama; şu üçlü averajı inandırıcı ve geçerli bulmuyorum.
Neymiş; kendi aralarında oynadıkları maçlarda birbirine sağladıkları üstünlük sonucu falan….
Geçiniz!
O zaman Şampiyon Galatasaray’ı yenen Kasımpaşa da kümede kalsın!
Beşiktaş’ı yenen Rize de kümede kalsın!
Onları yeneni yenen Sıvas da ligde 2. olsun.
Nitekim UEFA bir ara Sıvas için kendi sıralamasında 3. dedi, sonradan 4.’lüğe düşürdü…
UEFA bile hesaplamada yanıldı…
Bu kadar hasas dengelerle sıralama olmaz!

Ancak;
Sıvasspor’un hocası Bülent Uygun’un da Galatasaray-Fenerbahçe derbisi öncesi 25 Nisan perşembe günü Fenerbahçe TV’ye yaptığı açıklamada; ‘derbide gönlüm Fenerbahçe’den yana’ demesi de pek hoş değil!
Aynı Bülent Uygun ligde son iki haftaya girilirken de bakın ne diyor; ‘kalan iki maçımızı da kazanmak istiyoruz. Bu haftaki maçın favorisi Galatasaray’
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!
Sıvasspor’un başındaki hoca Sıvas’tan çok etrafı düşünüyor, nasıl şampiyon olur Sıvasspor, bırakın şampiyonluğu nasıl 3. olur!
İşin doğrusu ya da ilahi tesadüf dediğin de işte şudur;
Kendi sahanda çok sevdiğin kardeş takımın Fenerbahçe’ye 1-4 yenilirsen UEFA ya katılmayı da işte böyle kendi elinle Beşiktaş’a verirsin…
Ayrıca Sıvasspor kendi sahasında üç büyüğe de yenildi!
Bülent Hoca daha konuşmaya devam etsin…

FANATİK’i protesto ediyorum

13 Mayıs günü Fanatik Gazetesi’nin verdiği Galatasaray posterini protesto ediyorum!
O poster değil;
Karikatür!
Galatasaray’la alay etmek isteyen bir karikatür!
Bütün gazetelerde dünya kadar mükemmel fotoğraf varken Fanatik’in Galatasaray posterini karikatür olarak vermesi hangi Fenerbahçeli’nin aklına geldi anlamadım!
Sen de nasıl izin verdin Necil Müdür onu da anlamadım!
Galatasaraylı gocunmuş, haberiniz olsun!

6’nın 6’nı üstüne getirdik!
1- 6 maç seyircisiz
2- 6 hafta hocasız
3- 6 yabancı bile oynatmadan
4- 6 puan fark
5- 6 gol averajı
6- 6'ncı Aziz Yıldırım şampiyonluğu

Bugünlük bu kadar hoşça kalınız…
Unutmayın;
"Barikayı hakikat, müsademeyi efkardan doğar’
Milli Takım’da bu yok işte!
İmparator tek başına karar veriyor…
Sezon boyu başarılı bir performans çizen Yıldız-Topuz Mehmetlerin yerine Aurelio Memet’i tercih ediyor.
Gocundum kere gücendim…

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan! Paratikla.com - Internette Gezinirken Para Kazanın Gmobil Temizlik Seti

Taraftar anketi Devam Ediyor...

Taraftar anketimiz devam ediyor.

 

İşte bu güne kadarki sonuçlar.

 

Taraftar Anketi
Hangi Takımın Taraftarısınız
[toplam 879 oy]

Galatasaray (475) 54.04%
Fenerbahce (273) 31.06%
Beşiktaş (94) 10.69%
Trabzonspor (37) 4.21%

 
Eğer siteniz için bedava
bir anket oluşturmak istiyorsanız tıklayın.

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan! Paratikla.com - Internette Gezinirken Para Kazanın Gmobil Temizlik Seti
Herkezburaya.Com SoriaNatural